Kuran-ı Kerim Öğreniyorum
- 1. Ders: Harfler ve çıkış yerleri
- 2. Ders: Üstün
- 3. Ders: Harflerin birleşmesi
- 4. Ders: Uygulama
- 5. Ders: Esre
- 6. Ders: Ötre
- 7. Ders: Harf-i med (Elif)
- 8. Ders: Harf-i med (Ya)
- 9. Ders: Harf-i med (Vav)
- 10. Ders: Uygulama
- 11. Ders: Cezim
- 12. Ders: Şedde
- 13. Ders: Tenvin (İki üstün)
- 14. Ders: Tenvin (İki esre)
- 15. Ders: Tenvin (İki ötre)
- 16. Ders: Uygulama
- 17. Ders: Çeker
- 18. Ders: Med işareti
- 19. Ders: Hemze
- 20. Ders: Lafzatullah
- 21. Ders: Zamir
- Elif-Be öğrenme oyunu
Her fırsatta tekrarladığımız gibi , ”Ülkücü; İslamı hayat nizamı olarak seçen, bu nizamı tavizsiz bir şekilde yaşamaya çalısandır.”
Bu düstur üzerine bu sayfayı hazırlamayı uygun gördük. Ülkücü İslamı hayat tarzı olarak benimsemeli ve bunun şartlarından biriside Kuran-ı Kerim’i öğrenmektir. Kuran-ı Kerim’i öğrenmek her müminin asli görevlerinden birisidir.
Hele hele Ülkücü Müslüman Türk insanı için savunduğu Allah ve Peygamber davasının gereği olarak şarttır.
Biz Ülkücüler Peygamberimizin şefaatinden ve Allah’ın rızasından gayrısını arzu etmeyiz. Bu sebeple Ülküdaşlarımız ve Kuran-ı Kerim’i öğrenmek isteyen herkes için bu sayfayı hazırladık.
Kur’ân’ı öğrenenlerin nasıl bir kâr elde ettiklerini Kur’ân şöyle haber veriyor:
‘Allah’ın kitabını öğrenip okumaya devam edenler, namazı dos doğru kılanlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık bağışta bulunanlar kat’iyen zarar etmeyecek bir kazanç umarlar. Çünkü Allah onların mükâfatını eksiksiz verir.’
Kendisini bir ’muallim (öğretmen)’ olarak tanıtan Peygamber Efendimiz (a.s.m.), Ashabına Kur’ân’ı hem bizzat öğretir, hem de öğrenmeleri için teşvikte bulunurdu.
‘Sizin en hayırlınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir’ meâlindeki hadis-i şerif, bu mübarek işle meşgul olmanın büyük bir ehemmiyet taşıdığını gösterir.
Tâbiînin büyüklerinden olan ve kırk yıldan fazla Kûfe’de insanlara Kur’ân okutan Ebû Abdurrahman Sülemî bu hadise işaret ederek, ‘Beni şu bulunduğum yerde Kur’ân öğretmek için oturtan sır işte budur’ diyordu.
Kur’ân öğrenmek ne kadar şerefli, ne kadar mübarek ve ne kadar hayırlı bir iş ise, Kur’ân ehli de o nisbette şerefli bir insandır. ‘Kur’ân ehli, ümmetimin en şereflileridir’ buyuran Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.) bu gerçeği dile getirmektedir.
Kur’ân okumasını öğrenen kimse, ondaki derin mânâları anlamak için de merak eder. Bu meşguliyetler artarak ve nurlanarak devam edip gider.
Kur’ân’la meşgul olan bir mü’min, Kur’ân ehli sayılır. Kur’ân ehlinin ise Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bir hadiste Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu hususu şöyle dile getirirler:
‘İnsanlardan Allah ehli olanlar vardır.’
Sahabiler sordular:
‘Onlar kimlerdir yâ Resulallah?’
Resulullah (a.s.m.):
‘Kur’ân ehli olanlar, Allah ehli ve Onun has kullarıdır.’ buyurdular.
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) her vesileyle Kur’ân eh-lini öne çıkarırdı.
Tebük seferinde Neccaroğullarının bayrağını Zeyd bin Sabit’e vermiş ve ‘Zeyd, Kur’ân’ı çok iyi bilir, Kur’ân’ın önceliği vardır’ buyurmuştu.
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) imam yapacağı kimse-lerde de her şeyden önce Kur’ân’ı iyi bilme vasfını arardı. Bir hadislerinde:
‘Cemaate Allah’ın kitabını en iyi okuyanlar ve okuma hususunda en kıdemliler imam olur’ buyurmuştu.
Bu konuda genç-ihtiyar, hürköle ayrımı yapmazdı. Ebû Huzeyfe’nin âzatlı kölesi Sâlim imamlık yapmıştır.
Peygamberimiz (a.s.m.) yeni Müslüman olan kabilelere mürşid gönderirken, Kur’ân’ı en iyi bilenleri seçerdi.
Bu sayfa yalnızca ve yalnızca Allah Rızasını kazanmak için hazırlanmıştır. Allah’tan tek dileğimiz odur ki ; İnşallah bu sayfa sayesinde Kuran-ı Kerim öğrenilir.
Ülkügülü.com Yönetimi…











